Serê na dinade theyr u thur zonê xo de waneno. Qılancıke qiştnena, hes lımeno, kutık laweno, verg zurreno, ga qorreno, bıze qırrena, phepug waneno. Vas hencê xo sere rewino. Kam ke aslê xo inkar keno, wele erzeno rêça xo sono.
   
  SIMA XR AM! DERSİM ZAZA PLATFORMUNA HOŞ GELDİNİZ!
  Zazaca Tv Olmasın
 
"


Zazaca Televizyon Olmasın
 
 

Image







Zazaca Televizyon Olmasın

Sait Çiya

Kısa zaman önce Unesco’nun Türkiye’de ki diller ile ilgili bir raporu yayınlandı. Unesco Zazaca’nın geleceğini güvensiz görüyor.

Güvensiz olan Zazaların geleceğidir. Eğer bu gidiş tersine döndürülemezse Zazalar tarihten silineceklerdir.

Normalde bu haber büyük yankılar yaratmalıydı.

Ne var ki bir-iki olumlu tepkinin dışında kimse dikkate almadı.

Bizimkiler yine her zamanki önemli işlerine devam ediyorlar. Bazıları emperyalizm-kapitalizm tekerlemeleri ile gün geçiriyor, ötekiler Kürtleri kurtarmakla meşkuller. Onlara göre bu haber güncel değil. Türk ve Kürt partilerinin Belediye seçimlerindeki yarışı daha önemli...

Bir de Zazaca ile aktif ilginenler var.

Bir taraf Türk tarafı. Türk resmi siyaseti Zazaca’yı inkar etmeye devam ediyor. Zazaca’yı eskiden Türkçe’nin lehçesi ilan etmişlerdi (-ki bu görüşlerinden tam olarak vaz geçmiş değiller), son zamanlarda Kürtçe’nin lehçesi yaptılar.

Kısacası Türk devleti Zazaları Kürtlere havale etmiş bulunuyor. Bu eski yoldur. Osmanlının yolu.

Öteki taraf Kürt tarafıdır. Kürt tarafı en azından yüz yıldır tekrarladıĝı lehçe teorisinin Türk Devleti tarfından onaylanmasından son derece memnundur. Asimilasyon çift taraflı yürütülecektir. Birlikte hareket ederlerse daha erken bitirebilirler.

TRT6 Kürtçe yayına başlayınca Zazaca yayının da önünün açılacağını düşünmüştük. Nitekim Zazalar adına girişimlerde bulunuldu. Zazaca yayının gündemlerinde olmadıĝını açıkladılar.

Zazalar Türkçe ve Kürtçe ile yetinmeliler.

Zazaca Televizyon talebi Kürt milliyetçilerine adepte olmuş Zazalar arasında büyük tepki yarattı. Dersimi Yeniden İnşa Derne-i yaptığı açıklama da, „Zazaca TV istemek yanlıştır. Roj TV´de ve Özgür Politika’da Zazaca yayın yapılıyor, bu yeterdir“ dedi. Sonraki günlerde Kürt gazetelerinde, internet sitelerinde Zazaca yayın talebinde bulunanları düşman ilan ettiler.

Sopayı gören TUDEF’liler „vallahi biz yokuz, Zazaca televizyon istemiyoruz“ diyerek kendilerini zor kurtardılar. Adamların zaten öyle bir niyeti yoktu.

Avrupa Dersim Federasyonu ise sessizlige gömüldü. Kendilerine yönelik ağır saldırıları dahi cevaplamadılar. Geçmişte bazı Zaza aydınlarının Federasyona yönelik kısmen haksız eleştirileri olmuştu, aslanlar gibi kükremişlerdi. Ama şimdi yapılmadık hakaret kalmadı, ses yok. Ne diyelim, sözün değil, sopanın gücü var…

Mesele nedir?

Devletin Kürtçe yayın yapması iyidir.

Elbetde niyetleri vardır. Niyetsiz oruç olmaz derler.

Kaldıki bu Kürtlerin kendilerinin mücadelesinin ve aynı zamanda Avrupa’nın baskısının sonucu olarak gündeme gelmiştir.

Gerçekte bir kanal azdır. Devlet resmi ve özel alanda bütün dillere eğitlik ve serbestlik tanımalıdır. Anayasa başta olmak üzere yasalar değişmeli, yasaklar son bulmalıdır.

TRT hemen Zazaca yayına başlamalıdır.

Zazaca’ya da bir kanal ayrılmalıdır.

Bunun mücadelesini vermeliyiz.

Kimse niyet-miyet deyip kendini dışta tutmamalıdır.

Niyetleri ne olursa olsun, anadilde yayın iyidir. Asimilasyona son vermese de, yavaşlatacaktır.

Yasaklar kırılmaya başladı mı su yolunu bulacaktır.

Kürtlerin içindeki Zazalara da önerim şudur. Kürt televizyonları var, radyoları, gazeteleri var. Hemen hepsi Khurmancça ve Soranca yayın yapıyor. Kendinize sormalısınız, neden bir tek olsun Zazaca yayın yapan televizyonunuz, radyonuz yok. Yarattığınız iktidar alanlarında Zazalara yer yok. Bu sizi hiç düşündürmüyor mu? Siz neyin mücadelesini veriyorsunuz? Dilimizin geleceĝinin çok güvensiz olduĝunu uluslararası kuruluşlar açıklıyor, yok oluşumuz sizi rahatsız etmiyor mu? Hatta çabalarınızla yok oluşa isteyerek ya da istemiyerek de olsa destek vermiyor musunuz?

Öyle mevsimlik işciler gibi ayda-yılda bir değinmelerde bulunmakla bu işi geçiştiremezsiniz. Başkalarına derman olacağınıza, halkımızın kanayan yarasına merhem olun.

Aydınlarımız, örgüt ve kuruluşlarımız da Zazaca’nın özgürlüğü içın ortak hareket etmelidirler. Aramızdaki farklılıkları bahane etmemeliyiz.

Zaman geçiyor. Dilimiz yok olursa ne dinimizin, ne farklılılarımızın, ne tarihimizin bir anlamı kalır.

Olmayan şeyin tadı olmaz.

Bu bizim dilimiz. Etrafımız vijdansızlarla dolu.

Bu topraklarda zulme, inkara en çok bizim halkımız karşı koydu.

Gelin hep birlikte, Zazaca televizyon istiyoruz, dilimize özgürlük istiyoruz, deyip haklarımız için mücadele edelim.

Ne demişler, ağlamayan çocuğa meme verilmezmiş...

Çok ağladık, ağlamayalım ama sesimiz çıksın.



http://www.sansaderesi.com/article_view.php?id=652

 

 
  Bütün hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Serê na dinade theyr u thur zonê xo de waneno. Qılancıke qiştnena, hes lımeno, kutık laweno, verg zurreno, ga qorreno, bıze qırrena, phepug waneno. Vas hencê xo sere rewino. Kam ke aslê xo inkar keno, wele erzeno rêça xo sono.