Serê na dinade theyr u thur zonê xo de waneno. Qılancıke qiştnena, hes lımeno, kutık laweno, verg zurreno, ga qorreno, bıze qırrena, phepug waneno. Vas hencê xo sere rewino. Kam ke aslê xo inkar keno, wele erzeno rêça xo sono.
   
  SIMA XR AM! DERSİM ZAZA PLATFORMUNA HOŞ GELDİNİZ!
  Yanlis Bilgi
 
"

SEYİT RIZA ile İlgili Yanlış Bilgideki Israr - 08.02.2009



SEYİT RIZA’YLA İLGİLİ YANLIŞ BİLGİDEKİ ISRARIN NEDENİ NEDİR?

Mehmet Yıldırım

 

(Bu yazı www.binlom.com  adresinden alınmıştır)

 

            Yaklaşık altı aydır girmediğim bir siteyi, bu gün yeniden ziyaret etmek istedim. Fakat hatırladığım kadarıyla adı “dersimvakfi.org.tr” olan adresteki bu siteyi bulamayınca, google’dan arama yaptım ve “tuncelidersimvakfi.org” adında bir siteyle karşılaştım. Bu sitenin içeriği, eski sitenin içeriğidir. Sadece adı değişmiştir. Sitenin yeni ismi üzerinde tartışmayacağım fakat bir yıl evvel, ilk kez sayın Tüzün’ün bahsiyle haberdar olduğum sitede, gördüğüm Seyit Rıza ile ilgili yanlış bilgiler üzerinde duracağım.

 

            Yönetimi hakkında herhangi bir bilgi sahibi olmadığım sitede, “Seyit Rıza” adlı bir başlık yer almaktadır. S.Rıza’nın “hayatının” yer aldığı bu başlık altındaki sayfaya baktığımızda ise bilgi kaynağı olarak Nuri Dersimi’nin gösterildiği görülmektedir. N. Dersimi’nin, Dersim ve Seyit Rıza ile ilgili vermiş olduğu yanlış bilgilerin, burada da karşımıza çıktığı görülmektedir. Benim için en ciddi yanlış bilgi ise şudur;

           

            1937 baharında karların erimesiyle yeniden başlayan askeri operasyonlar sırasında Seyyid Rıza`nın oğullarından Bra İbrahim arabuluculuk için gittiği Elazığ dönüşünde, İstihbarat şefi Binbaşı Şevket`in adamları tarafından öldürüldü. Bunun üzerine Türk yetkililere başvuran Seyyid Rıza oğlunu öldürenlerin kendisine teslim edilmesini istedi.

         Ancak bu talebi kabul edilmedi ve çatışmalar yeniden başladı…”

 

            Ben, bir yıl önce bu bilginin yanlış olduğunu ve düzeltilmesi gerektiğini siteye yazdım. Zira S. Rıza’nın ailesiyle ilgili bilgi almak o kadar da zor olmasa gerek. Yakınları ve özellikle torunu (Bra İbrahim diye yazılan BAVA’nın oğlu) hala hayattadırlar. Ama bu bilgi düzeltilmeyince, birkaç ay sonra ikinci defa siteye yazı yazıp eleştirdim. Bu eleştiriden sonra sitedeki yanlış bilgiler kaldırılacağına, “biyografi”nin altına siyah puntolarla şu cümleler eklenmiştir;

 

            15?16 Kasım gecesi 1937?de Elazığ Buğday Meydanı?nda 81 yaşındayken 7 arkadaşı ile birlikte idam edildi. 1937 ? 1938 Hareketinde ailesinden 38 kişi öldürülmüş olup, 8 kişi hayatta kalabilmiştir. Seyit Rıza?nın üç oğlu : 1. Şeyusen, 2. Şix Hesene , Bava ( Baba)? dır. Seyit Rıza?nın ailesinden 1937 ? 1938?de kurtulanlar İzmir Seferihisar?ın- Bademler köyüne sürgün edilerek 10 yıl zorunlu ikamete tabi tutuldular.Aşağıda yayınladığımız Seyid Rıza nın resmi Elazığda yaşayan torunlarından temin edilmiştir”

 

            Gerçi yazılanlar arasında, o kadar yanlış bilgiler mevcut ki; bunlardan bir diğeri de, “7 arkadaşıyla idam edildiği” ifadesidir. Bu kadar yakın bir tarihte cereyan etmiş ve belgeleri mevcut olup üzerinde her gün yazılıp çizilen tarihi bir vaka ile ilgili temel bilgileri yanlış vermek, eğer art niyet değilse kanımca kaba cehaletin bir örneğinden başka anlam ifade etmez. Fakat ben diğer yanlışlar üzerinde durmayıp, Bava(Bra İbrahim) meselesine döneceğim.

 

            Bava ile ilgili, hiçbir yorum yapmadan, sadece üç önemli kişinin vermiş olduğu bilgileri sizinle paylaşacağım. Bunlardan ilki, Bava’nın Elazığ’daki (geçen yıl hala hayattaydı. Şimdi bilemiyorum hayatta mı) oğlu Ali Rıza’dır. İkincisi, Kırgan (Qırğan) aşiretine mensup, Askisor köyünden ve bu köyün eski muhtarı olan, 85 yaşındaki Süleyman Karataş’tır. Üçüncü şahıs ise, Seyit Rıza’nın yaveri (Rus Harbinde resmi yaveri. Bu konuya başka bir zaman değineceğim) Hese Gaji’nin oğlu Ali’dir ki O’da 76 yaşındadır. İlk iki kişinin verdiği bilgiler kayıtlıdır. Üçüncü şahsın anlatımları ise kayıtlı değil fakat kendisi tarafından yayınlanmak üzere yazıya geçirilmiştir.

 

 

Ali Rıza Polat İle Görüşme

 

-: Piye tu qey şivi Xozat?

A.R.Polat: Piye mı, Qaymeqame Xozat’i wazenu.

-: Qey waştvi?

A.R.P: Heni vatene. Qaymeqami wastu, yane Ağlerun qıcığ guretu. Ağlerune Dersim. Vane qaymeqami ke Bava wastu, mare endi soz haqi ne danu. O qıcığra sozlesmis bene, istememezlikten. Sonra işte Rayber öyle yapıyor.

 

-: Kaç defa evleniyor deden?

A.R.P: Dedem, birinci defa çena Diyap Ağayiya,

-: Aera çondi domon este?

ARP:Çena Diyap Ağayra işte hire teneyi. Hire laji; piye mı, ape mı. Büyüğü Şıx Hasan, ortanca Babam, küçüğü Hüseyin. Üç oğlan, dört tane kız.

 

 Türkçesi

 

-: Baban Hozat’a neden gitmişti?

A.R.Polat: Babamı, Hozat Kaymakamı istiyor.

-: Neden istemiş?

- A.R.P. : Öyle derlerdi. Kaymakam istemiş, yani Ağalar kendisinden gıcık almışlar, Dersim Ağaları. Diyorlar kaymakam da Bava’yı istemiş..Bize artık söz hakkı vermez(diye düşünmüşler Ağalar). O gıcıktan dolayı sözleşirler, isteyemezlikten. Sonra da işte Rayber(Qop) öyle yapıyor.

-: Deden kaç defa evleniyor?

A.R.P.: Dedem birincisinde Diyap Ağa’nın kızıyla evleniyor.

-: Ondan kaç çocuk var?

A.R.P.: Diyap Ağanın kızından işte üç tane olur(erkek). Babam, amcalarım. Büyüğü Şıh Hasan, ortancası babam, küçüğü Hüseyin. Üç oğlan, dört kız.

 

 

Süleyman Karataş ile Görüşme

 

-: Memed Ağawo Torne Satoğli, o Bava’nın elinden yaralanıyor mu?

S.K.; O Wele Xıde Murti’o ke vane, Weli Ağa, Bava ey temey keno, vırende Pozıvank’i seru do peru, zona. Çene Avaso orte madevi. Bone Memed Ağa’yi yanvi. Meğerke aşira xode irtibat kerdo, yane parola xo jüvinre vata, vato make yeme suri ser orğan da çeperra, sıma bızaneke Memed Ağa çede niyo. Yalnız, salte xo, sale xo na şekilo. Puşiya xo niyawa, puskele fesawa. Feseviya a sere. Sıma bızaneke çede niyo. Nu Wele Xıde Murti temey kenu Bava. Niya lel kuno, Weli ağa  yenu çe Memd Ağayi ke çede niyo. Nata data kenu saa, a heni zanenake vıstewre xuyo. Çeniya Memed Ağayi. Vana “o çivayo serve piye xo kena, domani tersene”. Deste fisegune xo vezenu, sere beşiga layekde nanu ro, yane tıke tıkaviyene, niki ye tuvi, Memed ağayra. Efendım orğan erzenu herme xo ser benu tever. Hata ayıse beneke, pesewa qa, dısmenayina.

            Dıma bi dırvetın, insane mayeke sene Zeynıka ser ya, Avasuve Qırğanira dayve peru ya Pozıvanki seru, Est Zeynıka ser. Qırğa est ser. Atağiye xoki Bexteriyaviye. Vane make kosaviye adıri est, ekser wedare bere vıreniya Qırğa. Parola xoki heni viya. Hetu jude, Qırğande yardım kene, hetu judeki peyde parola xo inare vane. Keyke ekser dariya we, maki kosaviye adıri est, bızaneke ekser dariyo we, qol bere vıreniya Qırğa. İşte qol a bene vıreniye, Laze Xıde Murti, nayvi Memed Ağayra, na bojide bıvi dırvetın. Astey cıra vetvi. Nıka yi fiseqane dey, daima xo seru fetelneno. O deste fisegana ke ey berdu cıla layek seru nu ro.

            Neyse.. orte Bavayve orte Rayberide, dawa biye, namus davasıye. Bavayi fetelnake Rayveri bı kıso. Rayver ki arde senate kerde nina(Qırğu) di. Hen ki zerna da.

 

-: Rayver Hakikaten senet yazmış mı?

SK: Yazmış ya. Kağıda yazmış, Memed Ağaya vermiş. Hata sure guretivi. Qanat dave Sey Uşeni, pile Kuresu. Vake na seneta xo, suro, biya bıwanime. Berdvi wendvi. Rayvere Seyd Ağayi ki uza benu. Dısmenayina. Vatu awoke ez toldede mırena son mecliste mırena. Sanat eke bene dane cı, waneno (sey Rıza), vake eri wele kerde sare xo, vake tu seşt altun guret laze mı kıst, mı se altun dıne tu, tu laze mı ni kıstene. Raybere Seyd Ağayi ki vato ke; hasera, vato xıyari orte bostanide bene, yan eke tu ni xapiyene. Memed Ağaki vanu, tu niviyake amene çe mı pese ciniya mı onıtene sare xo, vatene tu piye mı ez laze tu. Juyo de Avasız vatu niya niya, Memed Ağaki vanu; nero nu tı niviya ke pe çıla qurete, waxtoke senete yazmıs kerde. Eyiki heni cav dano cı.

-: Vanu seşt zern dan tu, zovi vanu çı dan tu. Herhalde vanu mavzer ki dan tu
SK. Herhalde ke öyle bişey.

………………………..

SK: Dire teney mordeme xo, şilasore xo lewede biye. Ju zamae xo biyo. Wae berda, Feratızo, Laze Fere Ağayi vane. Jü ki o Wele Ağae Xıde Murti. Bazen demeki Haqi kerda tamam. Arde arde kerde koçıka ina, ala vaze çae? Şiye mand mand geldi ki kış ortası, tam rozede, vore ni vore. Eve golige, koe Sıpira ama. Seke Kırnige ro, Teştage ro, Sey Bertali vane uzaro rae açuğa, uzaro nişi, ama feteliya, ama tıka. Deme kerda tamame. Zımıştan, kışın ortası, rozede. Kar yoktu. Eve mayina, Xozatru amu ha. Koe sıpiro amu. Ora raver, hata o zaman vore vorene. A sere vore nivore, ora dıma hona vore.

Vane ey vatoke şime çe Memed Ağayi, Bavayi vato. Mordeme Pil iye vane. Vato(Weli Ağayi), riye mı niceno beri çe deyi. Na rae vato, some çe Babalığe mı Salman Ağayi. Sey Rızayve Salman Ağayra mısayive zuvini. Ae ki nikerda. Faqat ora ave Memed Ağa, bırae xove tayinera rusneno vıreniye, yi qe veng nikene. O yenu verenora sono. Sone çe, vanu sıma sekerd. Vane “ma viyarna hora şi, ma nina pa”. Ceniya Memed Ağayi, çena İdara Ağaya, torna Avas Ağae piliya, Bextiyarliya. Vana sıma more kerd dırvetın verda ra. Ni çekune xo gıredane, sone ke, recede nadaneke, mezrade bine esta, hetu binede, Vere Khela vane, çe Dursın Ağayi. Şiye uzade mende. Cıre kary sarabırna, kevav wene, sodera werzene ra. Ospor bene, peyra ates kene. Ey vato ke(Bava), na pesewe vereme ra som eke, şeru Rayveri bı kıso. Ye laze Xıde Murti vato ke, zere mı dezeno, maxsus. Neşikino şeri, vıderime. Heni kerdoke, roştvoke, o ki(rayver) xo bı piyo. İşte a rira..

-: Awoke nano Bavayra kamu?                    

SK: O ki, Satoğlüne marawo. Xıdıke Hesen Ağay vatene.

Soru: Tu o waxt çondi serde viya 

SK: Sekiz dokuz yaşındaydım (1933 yılı).  

Soru: Peki tua kıstena Bavayi, peçika hukmati pa biya.

SK: Yok canım, ama aşirata estibiya. Qerebali’ya pile estibiya, çe Mıçi Ağayi, iki Avasane, yine eştibiya.

 

 

 

 

Türkçesi

-: Satoğlu’nun torunu Memed Ağa(Kırğanlı), Bava’nın elinden yaralanıyor mu?

S.K. : O Xıde Murti’nin oğlu Veli dedikleri, Veli Ağa, Baba(Bava) O’nu tembihler. Önceleri Pozevank üzerine kavga etmişler biliyor musun?(Seyit Rıza tarafıyla Kırğan aşireti). Abasanların kızları bizim(Kırğanlar) içimizdeydi. Memed Ağa’nın evi yandı. Meğer ki bunlar kendi aşiretiyle irtibat kurmuşlar, yani birbirlerine parola vermişler, demişler ki biz gelip kırmızıya yakın bir yorganı çeper üstüne atarsak, biliniz ki Memed Ağa evde değildir. Yalnız giysisi, şalı, puşusu şu şekildedir. Püsküllü feslidir. O zamanlar fesmiş. Siz biliniz ki o zaman evde değildir. Bava, Veli’yi tembih ediyor, karanlık çökünce, Veli Ağa gelir Memed Ağa’nın evine ki evde değildir. Bu yana o yana arar, O (Memed Ağa’nın hanımı), zanneder ki kayınbabasıdır(ocağın önünde oturmuş, yüzü ocağa dönük). Kadın der ki; “o nedir, ne arıyorsun, çocuklar korkar.” Bir deste fişek çıkarıp, bebeğin kundağının üzerine bırakıyor, yani ki Memede Ağa, sen eğer burada olsaydın, bunlar sana ölüm olurdu. Bir yorgan alıp omzuna atıp dışarı çıkıyor. Hata uyanıyorlar ki, gecedir tabi, bir yandan da düşmanlık. 

            Sonra yaralandı(Memed Ağa). Zeynik(mezra) üstüne giden insanlarımız var ya, bizim Kırğanlar ile Abasanlar kavga etmişlerdi Pozvenk üzerine, insanlarımız da Zeynik’e saldırdı. Kendi ihbarcıları da Bahtiyaranlardı. Derler ki(Bahtiyaranlar Abasanlara), biz ateş közü havaya fırlattığımızda, siz askerinizi kaldırıp Kırğanların yolunun üzerine götürün. Parolaları da öyleymiş. Bir yandan Kırğanlara yardım ederler, diğer yandan ise paralolarını Abasanlara söylerler. Ne zaman ki asker kalkıyor (mevzisinden), biz ki ateş közü attık, bilin ki asker kalkmış artık, siz kolu götürün Kırğanların önüne. İşte o kolu götürüyorlar önüne, Xıde Murti’nin oğlu Veli, Memed Ağa’ya sıkıyor, şu kolundan yaralanıyor. Kemikleri çıkarmışlardı. Şimdi o fişekleri, daima kendi üzerinde gezdiriyor, O’nun götürüp beşik üstüne bıraktığı fişekler.          

Neyse, Bava ile Rayber(Rayber Qop, Bava’nın amcasının oğlu) arasındaki dava, namus davasına döndü. Bava denedi ki Rayberi öldürsün. Rayber de getirip senet/anlaşma yaptı Kırğanlarla, hem de altınverdi kendilerine.

 

-: Rayber hakikaten senet yazmış mı?

S.K.: Yazmış ya! Kağıda yazmış, Memed Ağa’ya vermiş. Hatta süre(ateşkes) yapmışlardı. Sey Wuşen’e, Kureyşanların büyüğüdür, garanti verdiler (arabuluculuk için), dediler ki, şu seneti getir(Memed Ağaya), ateşkestir, getir görelim. Götürmüştü, okumuşlardı. Seyd Ağa’nın oğlu Rayber de ordaymış. Düşmanlıktır(amcası Seyit Rıza’yla). Demiş ki (Rayber), o ki ben saklanarak ölürüm, gider orada mecliste/toplantıda ölürüm. Seneti götürüp verdiklerinde, Seyit Rıza okuyor, dediler ki toprağı alıp başına döktü, dedi ki; “sen altmış altın aldın(Rayber’den), ben sana yüz altın verirdim, sen benim oğlumu vurmayaydın”. Rayber de demiş ki(Memed Ağaya); “salatalık bostanda olur”. Yani demek istemiş ki, siz de benim dediğimle kanıp hareket etmeseydiniz. Memed Ağa da der ki; “en değil miydin geliyordun evime, başını sokardın eşimin eteğinin altına, derdin ki Memed Ağa sen benim babam, ben de senin oğlunum”. Bir Abasanlı şöyle böyle deyince, Memed Ağa der ki; “bu sen değil miydin ki, lambayı tuttun, biz seneti imzalarken.” O’na da öyle cevap verir.

-: Diyor ki, altmış altın sana veririm, başka ne verecem demiş? Sanırım bir de mavzer vaat etmiş?

S.K.; Heherhalde öyle bir şey.

…………………..

S.K. : (Baba’nın vuruluşunu anlatıyor), birkaç adamı silahşoru yanındaymış. Biri eniştesiymiş. Kız kardeşiyle evliymiş, Ferhatanlıdır, “Fere Ağa’nın oğlu” derlerdi. Diğeri de O Xıde Murti’nin oğlu Veli Ağaymış. Bazen demek ki Allah müddeti tamamlıyor. Getirdi getirdi(Allah Bava’yı getirdi), onların ocağına koydu. Bir sor ki neden? Kar yağmadı her yer karaydı, geldi kış ortasına, tam oruçlarda(Xızır orucu), kar yağmadı. At ile Beyaz Dağ’dan geldi(Bava). Kırnik, Teştek, Sey Bertali denilen yerlerden yol açıktı oradan gitmedi. Gelip dolaştı, geldi buraya. Demek ki vadesi dolmuş. Xızır orucunda, kışın, kar yoktu. Atıyla Hozat’tan gelmiş ha. Koe Sıpi(Beyaz dağ)den gelmiş. Ondan evvel, o vakte kadar kar yağardı. O sene kar yağmadı, olaydan sonra hemen yağdı.       

 

Derler ki Bava demiş Memed Ağa’nın evine gidip misafir olalım. İleri gelenler onlardır. Veli Ağa da demiş ki, benim yüzüm tutmuyor O’nun evine gitmeye. Bu defa da demiş ki (Bava) benim babalığım Salman Ağa’nın evine gidelim. Çünkü Seyit Rıza ile Salman Ağa musahipler. Onu da yapmamışlar fakat ondan evvel Memed Ağa, kardeşiyle birkaç kişiyi yolluyor Bava ve arkadaşlarının yoluna(öldürmeleri için), ama onlar hiç ses çıkarmıyorlar. Bava’lar gelip geçip gidiyorlar. Eve gittiklerinde soruyor (Memed Ağa), ne yaptınız diye. Derler ki “geçip gittiler, karışmadık”. Memed Ağa’nın hanımı der ki siz bir yılanı yaralı bıraktınız. Bunlar tekrar silahlarını kuşanıp gidiyorlar ki, iz takip ediyorlar ki, alt kısımda bir mezra daha vardı, Kale Önü dedikleri, Dursun Ağa’nın kaldığı bir mezra. Oraya gitmişler. Kendilerine (ev sahibince) bir davar kesilmiş, kebap yapılmış. Yiyip sabah olunca yola koyuluyorlar. Ata binince arkadan ateş ediyorlar. Bava demiş ki, bu gün geçip gidelim(Sin köyüne uğramayalım). Niyeti hemen gidip Rayber’i öldürmek. Veli Ağa ise, demiş ki karnım ağrıyor, gitmeyelim. Mahsus öyle yapmış ki akşam gitmeyelim, sabah olunca da Rayber kendini koruyabilir. İşte o yüzden (Sin’de misafir olmaları). 

-: Bava’ya sıkan kimdir?

S.K. : O da bizim Satoğullarındandır. Hasan Ağa’nın Xıdıkı derlerdi.

-: Sen o zaman kaç yaşındaydın?

S.K.: Sekiz dokuz yaşındaydım(1933 yılıdır Bava’nın suikastı).

-: Peki, devletin bu cinayetle bir ilişkisi olabilir mi? (Bu çok yaygın bir söylentidir çünkü).

S.K.: Yok canım, ama aşiretlerin varmış. Büyük Karabalı Aşiretinin varmış. Mıçi Ağaların varmış, onlar da Abasanlı.

 

 

Laze Hesen’e Gaji Ali ile  Sohbet

 

Hese Gaji’nin oğlu Ali, Bava’nın, bölgede Rayber tarafından yapılmış olan bir hırsızlık nedeniyle, Hozat kaymakamıyla görüşmeye gidip döndüğünde, Sin’de, Aralık 1933 yılında vurulduğunu söylemektedir. Fakat daha ayrıntılı bilgileri, kendisi yayınlanmak üzere kaleme aldığı için, burada vermeyi uygun bulmuyorum.

 

Sonuç

 

Söz Konusu görüşmeleri  “tuncelidersimvakfi.org” sitesindeki hayali biyografiyle karşılaştırdığımızda, şu sonuçları elde etmekteyiz.

1)Bava(Bra İbrahim), devlet tarafından değil, tamamen eski düşmanı olan Kırğan aşireti reisi Memed Ağa tarafından fakat amcasının oğlu Rayber’in desise ve ısrarlı/senetli ricasıyla vuruluyor.

2) Bava, 1937 baharında değil, 1933 Aralık ayında vuruluyor.

3) Bava, Elazığ’dan değil, Hozat’tan dönerken, Sin köyünde misafir olduğu evden çıkarken vuruluyor.

4) Bava, Hozat’tan dönüşünde, aceleyle hemen köyüne dönüp Rayber’i temizlemeyi düşünmüştür. Bu olay, Hese Gaji’nin oğlu Ali’nin söylediği gibi, Bava’nın RAyber’in yaptığı bazı sahtekarlık ve hırsızlıklar yüzünden Hozat kaymakamıyla görüşmeye gittiği görüşünü desteklemektedir. Ayrıca, Bava’nın meşhur ağıtında,

 

“Bavae mı şiyo Xozat u vesae

Serva pilina Kırmanci”

 

Bavam, yanası Hozata gitmiş,

Kırmanciye liderliği için,

 

..şeklindeki mısralardan da görüleceği gibi, Bava devletle her hangi bir arabuluculuk yapmak için değil, daha ziyade devlet nezdinde kendi itibarını yükseltmek ve tanınmak için gitmiştir. Rayber’in yaptığı fenalıkların kaymakamla görüşülmesi ise sadece bu niyete vesile olmuştur.


http://www.gomemis.com/article_detail.asp?ArticleID=97



 
  Bütün hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Serê na dinade theyr u thur zonê xo de waneno. Qılancıke qiştnena, hes lımeno, kutık laweno, verg zurreno, ga qorreno, bıze qırrena, phepug waneno. Vas hencê xo sere rewino. Kam ke aslê xo inkar keno, wele erzeno rêça xo sono.